top of page

Paraphrasing ile İngilizce Konuşma Korkusunu Yenmek

Yazarın fotoğrafı: Gökhan Çetinyürür
Gökhan Çetinyürür
13 Eki 2025
4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 5 Eki

Nedir Bu Paraphrasing?


Başka bir kaynaktan öğrendiğiniz bilgiyi ya da konuyu, anlatım bütünlüğünü bozmadan kendi cümlelerimizle yeniden ifade etmeye İngilizcede "paraphrasing" diyoruz. Bu yöntemi, kendimizi ifade etmek isterken aklımıza gelmeyen kelimeleri, aklımıza gelen kelimelerle ifade etmek için de kullanıyoruz. Paraphrasing, LUSE English'teki konuşma derslerimizde temel kavramlardan biridir. Çalıştığımız konu ne olursa olsun (günlük konuşma, IELTS, iş görüşmeleri vs.), önce "paraphrasing" ve bağlam öğrenip, daha sonra başka konulara geçiyoruz.


Paraphrasing Neden Önemli?


Öncelikle: İngilizce konuşurken kelime unutmak ve konuşmanın ortasında takılmak çok ama çok normal bir durum. Bunun hafızanızın ne kadar kuvvetli olduğu ile hiçbir ilgisi yok. Bendeniz, mesela, hafızamın çok da kuvvetli olduğunu söyleyemem. Hatta hastalık derecesinde düzenli ve organize biri olmasam (nasıl hiçbir dersi kaçırmıyor ve ertelemiyorum sanıyorsunuz? :) ) çok komik şeyleri unutabilirim. Kuvvetli bir hafıza tamamıyla önemsiz değildir, fakat dil ve hafıza arasında bağ sandığınızdan biraz daha farklı işliyor olabilir. Şu makalede mesela, hafızasını kaybeden insanların konuşma konusunda neden hiç sorun yaşamadıklarını görebilirsiniz.


"Paraphrasing" yöntemini bir düşünceleriniz ve sözleriniz arasındaki boşlukları doldurma yöntemi olarak kullanabilirsiniz. Düşünün mesela, siz Türkçe konuşurken takıldığınız olmuyor mu? Ne yapıyorsunuz bu durumda? "Şey, ee, valla, neydi yaa..." gibi tek başına bir anlam ifade etmeyen kelimeler kullanıp unuttuğunuzu hatırlamaya çalışarak duraksama boşluklarını dolduruyorsunuz, ama konuşmayı bırakmıyorsunuz. Kendinizi başka bir şekilde ifade etmeye çalışıyorsunuz. İngilizcede de bunu biraz taklit edeceğiz. Unutmayın, dili iletişim kurmak için kullanıyoruz, mükemmel konuşmak için değil.


Paraphrasing'in Faydaları


Paraphrasing'in birçok faydası vardır:


  1. Kavrayışı Artırır: Kendinizi İngilizcede başka şekillerde ifade etmeye alıştıkça, ilgili konularla ilgili kavrayışınız da artar. Üniversite öğrencileri arasında yapılan bir araştırmaya göre, okuduğu metni ezberleyip aynısını yazmaya çalışan öğrencilere kıyasla, metni anlayıp kendi cümleleri ile tekrar ifade eden öğrenciler çok daha fazla bilgi hatırlıyor.


  2. Kelime Hazinenizi Geliştirir: Kendinizi ifade ederken farklı yollar kullanmaya çalışmak, yeni öğrendiğiniz kelimeleri pekiştirmeye yardımcı olur.


  3. İletişimi İyileştirir: Kendinizi farklı şekillerde ifade edebilmek, yanlış anlaşılmaları azaltarak kurduğunuz iletişimi de güçlendirir.


  4. Kendinize Güveninizi Artırır: Takıldığınızda alternatif yollar olduğunu bilmek, kendinize güveninizi artırarak İngilizce konuşulan ortamlarda daha rahat olmanızı sağlar.


Kelsilmiş İngilizce kelimeler.
Dil öğrenmek kelime ezberleyip bunları yan yana koymaktan ibaret değil.

Paraphrasing Teknikleri


1. Benzer Kelimeler Kullanmak (Approximation)


Akıcı İngilizce konuşmak için belki de akla ilk gelen paraphrasing yöntemi bu olabilir: bilmediğiniz bir kelime yerine, ona yakın bildiğiniz bir kelime kullanmak. Mesela aklınıza "mug" kelimesi gelmedi, buna en yakın ne diyebiliriz? "Cup" olabilir. O da gelmedi diyelim, o zaman "glass" diyebiliriz. "Glass" tam olarak "mug" değil ("glass" soğuk, "mug" sıcak içecekler için), ama konuştuğunuz kişi ne dediğinizi anlayacağı için konuşmaya devam edebilirsiniz.


Başka bir örnek: "exhausted". Sosyal medyadaki "onu demeyin, bunu deyin" diyenlere bakmayın, aklınıza ne gelirse onu kullanın. "Very tired" demekte bir sakınca yok, fakat İngilizceye daha fazla maruz kalarak ve pratik yaparak kelime hazinenizi geliştirebilirsiniz.


Su bardağı ve kahve bardağı.
"Aman canım ikisi de sıvı tutuyor işte.

2. Tarif Etmek (Circumlocution)


Aklınıza bir kelime gelmiyorsa, o zaman çizin onu! Çizin derken; sözle çizin, yani tarif edin. Paraphrasing yaparken diğer bir yöntem de aklımıza gelmeyen kelimeyi tarif etmektir.


"Umbrella" kelimesini unuttuk diyelim. Bu durumda kalakalmak yerine "umbrella" kelimesini şöyle ifade edebiliriz: "It’s that thing you use when it’s raining… you know, the thing that keeps you dry." Böyle bir tanım karşı tarafın bizi anlamasına yetecektir.


Bu yöntem yeni kelime öğrenmemize de yardımcı olur. Mesela "colander" kelimesi, "süzgeç" demek. Bu kelimeyle ilgili bir cümle kurmak istediğimizde, kelimeyi bilmediğimizi farzedersek, şöyle bir tanımlama yapabiliriz: “I need that kitchen tool… what do you call it… the bowl with a lot of small holes in it that you use to drain pasta.” Konuştuğunuz kişi, mesela derslerde pratik yaparken ben, "Oh, you mean a colander" gibi bir şey söyleyecektir ve siz de yeni bir kelime öğrenmiş olacaksınız.


Tarif ederken şu ifadeler işinize yarayabilir:


  • It’s a kind of [category]…” (örneğin, "wrench": “It’s a kind of tool for fixing things”).

  • “It’s similar to a…” (örneğin, "tablet": “It’s similar to a smartphone, but it’s bigger”).

  • “You use it to [do something]…” (örneğin, "iron": “You use it to take wrinkles out of clothes”).

  • “It’s like a [simpler item], except…” (örneğin, "couch": “It’s like a chair but much longer, you can lie down on it”).

  • “It’s the opposite of…” (kelimenin zıttından yola çıkarak, örneğin "expensive":“the opposite of ‘cheap’”).


Bir grup insan sessiz sinema oynuyor.
Bazen anlaşmak için sözlere bile gerek yok, mesela sessiz sinema oynarken.

3. Bekletmek (Stalling)


Bazen öyle bir kalırsınız ki, aklınıza ne benzer bir kelime, ne de tarif edebileceğiniz bir yöntem gelir. Bu durumda karşınızdakini bekletebilirsiniz. Bu bekletmenin süresi ve nasıl yapıldığı önemlidir. Eğer aklınıza gelmeyen bir kelime yüzünden oluşan boşluğu doğru bir şekilde doldurmazsanız strese girebilir ve panik olabilirsiniz.


Şu cümleye bakalım: “I need one of those… um, what’s the word… one of those things you hang on the wall to see time – let me think – what I’m trying to say is, a **clock**!” Aslında bu cümlenin çoğunda konuşan kişi karşı tarafa pek yardımcı olmadı ("to see the time" kısmı hariç), ama konuşmayı da tamamen bırakıp bir "awkward silence"a neden olmadı.


Tabi bunu olabildiğince doğal yapmak ve aşırı tekrardan kaçınmak çok önemlidir. Aksi takdirde ya konuşmanız kulağa çok tuhaf gelecek, ya da konuştuğunuz kişinin kendi dilinde "ne diyo lan bu" diye düşünmesine neden olacaksınız.


Bazı yararlı ifadeler şöyle olabilir:


  • “How to put this…”

  • “What I’m trying to say is…”

  • “How should I say it…?” (kendinize soruyorsunuz)

  • “In other words, …”

  • “You know, it’s like…”

  • “Give me a second – it’s on the tip of my tongue…”

  • “Well, let me think…”


4. Vücut Dili ve Bağlam


Geldik yine bağlama. Bağlam ve vücut dili, herhangi bir dilin olmazsa olmazıdır. Bu yüzden bu konuya sık sık geliyoruz ve geleceğiz. El hareketleri, jestler, mimikler, ses tonu vs. her şey, hem kendimizi ifade ederken hem de karşı tarafı anlamak için bize yardımcı olur. Eğer kendimizi ifade ederken hiçbir şey aklımıza gelmiyorsa bunlardan yardım alabiliriz.


Mesela "scissors (makas)" kelimesini vücut dili kullanarak nasıl anlatabiliriz? Bildiniz: işaret ve orta parmağımızı kullanarak. Bu tabi artık son çare fakat gördüğünüz gibi her yöntem, hiçbir şey söylememekten iyidir.


İki kişi bir podcast içinde İngilizce konuşuyor.
"Şimdi şöyle oluyor..."

5. Pratik Yap ve Akıcı İngilizce Konuş


Pratik yapmak her zaman yararlıdır. Yukarıda da bahsettiğim gibi, LUSE English'te yaptığımız her çalışmanın temelinde paraphrasing ve bağlam yatıyor. Aşağıdaki deneme butonundan bir deneme dersi rezervasyonu yaparak LUSE English derslerini deneyimleyebilirsiniz.



Sonuç Olarak


Dil öğrenmek organik bir süreçtir ve hatalar barındırır. Ana dili İngilizce olan da, en iyi eğitmen de hata yapıyor. Bu hatalara takılıp mükemmeli aramak yerine, kendinizi nasıl geliştirebileceğinize odaklanın ve alternatif yöntemler denemekten çekinmeyin. Unutmayın, LUSE English ile İngilizce konuşma korkusunu yenmek için buradayız!

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


  • Instagram
  • Facebook Sosyal Simge
  • LinkedIn Sosyal Simge

LUSE English ile konuşarak İngilizce öğrenin. Daha fazla bilgi için iletişime geçebilirsiniz.

  • Instagram Sosyal Simge
  • Facebook
  • LinkedIn

LUSE English bültenine abone olun ve en son güncellemeler, promosyonlar ve özel teklifler hakkında ilk siz bilgi sahibi olun. 

Aramıza Hoşgeldin!

iyzico
LUSE English

© 2026 Gökhan Çetinyürür, LUSE English Türkiye. Tüm hakları saklıdır.

bottom of page